5 Haziran 2013 Çarşamba

05.06.2013...bir yaşam ve insan görünümü...derin bir ilişki ve olgu psiko çözümlemesi

21.12.2009 tarihinde kızının düğünü dolayısıyla talep edilen 5.000 tl.  yarım saat içinde hesabına geçiyor herhangi bir gecikme olmaksızın ... karşılığı bir tablo, kendisinin yaptığı...bugün 05.06.2013 arada geçen  zamanın toplam : 3 yıl 5 ay...tablonun teslim alınması günü...bana aynen ifadesi " sana bu tabloyu ayırmıştım " tabloya bakıyorum tarihi 2008. ekliyor " senin sevdiğin ağaçlı doğa 'lı bir resim " .alıcı gözle bakıyorum tabloya yaşamımda hiç sevmediğim yeşilin tonu ...o tablonun  odağında ve büyük yer  kaplıyor.diyorum " ben bu tabloya bakamam yaşamımda nefret ettiğim yeşilin tonu odakta..." söylediği yanıt " renk sevilmez olur mu seveceksin..." ben de bunun üzerine " seçenek olarak yosun yeşil tonunda başka bir tablo varsa onun da olabileceğini " ileri sürüyorum.sapanca daki bir toplantıya katılmak için yol telaşı da vardı ve kafasını toparlamakta zorlanıyordu.uygun bir zamanda bu konuyu konuşalım dedim.kendisinin ifadesi ise " madem bu olmuyor,öyle değilse güle güle..." ve gider ayak sana o zaman öyle bir tablo yapacağız gibi mırıldanmalar ....çok garibime gitti ifadeleri...kırıldım...

buna bir misilleme yapmanın beni küçülteceğini düşündüm..oluruna bırakmak en iyisi olarak beynimde son kararı verdim.

oysa bu görüşmeler olmadan önce telefon görüşmesinde anımsadığı 4 kişiye böyle tablo verip karşılığını alamadığını yamuk yaptıklarını kendisi anlattı. ben tablonun bedelini 3 yıl 5 ay önce teslim ettiğim halde...bana bunu yapabilme cüretini gösteriyor; kendisine yapılan yamuğun ve haksızlığın daha şiddetlisini bana yapmakta sakınca görmüyor  ...hatta bu konuda ödünç parayı vermemin üzerinden 3-4 ay sonrasında bir telefon açmamda hoş beşten sonra tabloyu mu sormak için aradığımı söylemişti. evet zaten öyle sözleşmiştik. dedim kısaca...

bunu benim başıma kakar gibi nasıl söylebiliyordu ki?

işin özeti benim öğretmenimdi; kendisi ilk öğretmenlik deneyimini  bizim sınıfta yaşamıştı.göstermiş olduğum saygı  sanırım kendisini çok yukarlara ilerletmiş küstah bir tavırı göstermekte hiç sakınca görmez bir ruh hali ile sereserpe çok keyfi davranabilmeyi hak gibi görüyordu.

içimdeki fırtına bunun kadar basit olmasa da bunun tarihe geçmesi için bu notu kaleme aldım.

tabloyu teslim etmemenin vicdan azabını duymuş olsa gerek geçirmiş olduğu bir trafik kazasından sağ çıkmış özellikle benim onu ziyaret etmemi beklemiş bense bu çektiği vicdan azabının az bile olduğunu düşünerek ziyaret etmekte ivecen davranmamştım .tablo teslim etme işinin  artık bir an önce sonuçlanmasının çok iyi olacağını , yoksa bu gidişle benim kendisini arayıp sohbet edemeyeceğimizi de vurgulamıştı.

tüm bu gelişme notlarının bir gerçeklik olarak var olmasına karşın bugünkü yaşanmışlığı bire bir yaşamayı hiç istemezdim.

bugün bu tatsız ve sevimsiz olguyu yaşamış olmanın verdiği kafa  dağınıklığının yanında ülkedeki 31.05.2013 tarihinden bu an a dek süren ve nasıl bir yola gireceği çok kestirilemeyen sürecin  de verdiği heyecan güzel bir toparlama olarak yazmamın önüne geçmiş durumda.

bu gece miraç kandili ve gece ile ilgili atılan bir cikcik aynen ;

"Sen kötülüğü en güzel şeyle sav. O vakit aranızda düşmanlık bulunan kimse, candan bir dost gibi olur." (Fussilet:34)

bana ve sevimsiz olayımıza uyuyor mu ne dersiniz?